9 ayda bebeğin anne karnında duruşu
Anneyihamile görmek veya bir kimsenin rüyasında annesinin hamile olduğunu görmesi; şayet annesi sağ ise, onun kalbini kazanıp, gönlünü alması gerektiğine, eğer vefat etmiş ise, ahiret hayatı için evlâdından hayırlar ve dua beklediğine işaret eder. Rüyada annesinin kendisini doğurduğunu görmek, şifaya ve huzura
Bunugözlerinden okuyabiliyordu Kardelen. Sonra çocuğun cinsiyetini sordu çaresizlik içinde genç kadın. Bebek erkekti. Bunu bile duyması en ufak sevinç gülümsemesine neden olmamıştı Sarper’de. O an karnına elini götürdü genç kadın ve birden ısındı anne olacağı düşüncesine. Dört aylık hamileydi ve bebeği erkekti.
Gebeliğin30. haftasında fetal gelişim, bebek ağırlığı 1.500 gram, boy 41cm. anne karnında bebeğin vücudunun her yerinde büyüyen lanugo veya ince tüyler 30. gebelik haftası Üçüncü Trimester July 2022 •
Duruşu bozuk olabilmektedir. Yeni doğan bebek, anne karnında başlayan gelişimine doğumdan sonra da devam eder. Birçok fiziksel beceri kazanır, fizyolojik, bedensel ve bilişsel gelişimi sürer. ay bebeğin kendi vücuduna ilgisinin arttığı bir zamandır. Bu ay bebek ellerine ilgi duymaya başlar ve el ve kollarını daha
Şuandan itibaren bebeğiniz yaklaşık 2 kg ve 43 cm uzunluğunda ve anne karnında büyük bir alan kaplıyor. Bu aşamada, haftada 1 kg alabilirsiniz, bu kilonun yarısı direkt olarak bebeğinize gidecektir. Bebekler, anne karnından sonra hayata tutunabilmek için kilolarının ¾`ünü son 7 haftada alarak şişmanlarlar.
Meilleur Site De Rencontre Gratuit France. Normal işleyen bir gebelik sürecinin sonunda bebeğin kafa aşağıya doğması beklenir. Bu beklenen doğum pozisyonudur. Ancak bazı durumlarda bebek poposu ya da ayakları önde gelebilir. Buna ise ”makat geliş” denir. Bir de bunlara ek olarak bebeğin başı sağ ya da sol yanda olacak şekilde doğma olayı vardır buna da ”Transvers situs” denir. Bebeğin anne karnında yan durma şekli 2 biçimde olabilir. Bunlardan birincisi bebeğin karnı aşağıda sırtı yukarıda olma pozisyonu, diğeri ise bebeğin karnı yukarıda sırtı aşağıda olmasıdır. 300’de bir görünen bu anormal durumda, bebek doğum kanalına ya omuzu önde ya da kolları önde olacak şekilde girer. Erken aylarda gebeliğin ultrason ile yapılan takibinde bu duruma rastlanabilir. Fakat gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bebeğin düzelerek normal pozisyonunu aldığı görülür. Polihidramnios Plasenta Previa Prematurite Uterin Anomalileri Grand Multiparite Bu şekil Anormal durumlar gebeliğin erken dönemde yapılan ultrason muayenesi ile görülebilir. Eskiden uzmanlar Transvers situs gebeliklerde, dışarıdan müdahale ile anne karnında bebeği çevirmeye çalışırdı. Fakat zamanla bu müdahalenin bebeğe zarar verdiği görülünce bundan vazgeçildi. Eğer ultrason ile yapılan muayenede bebeğin yan geldiği görülmüş ise bunun için yapılacak en doğru şey beklemektir. Gebeliğin son dönemlerine doğru bebek anne karnında düzelmez ise, normal doğum değil de sezeryan tercih edilmelidir. İlginiz Çekebilir 1990 Antalya doğumluyum, magazin, sinema haberlerini yakından takip eder, onlar hakkında güncel haberler ve içerikler yayınlıyorum. Sozturk adresinden tarafıma ulaşabilirsiniz. Sonrakini Oku Beyin Jimnastiği Sevenleri Zorlayan 5 Eğlenceli Matematik Zeka Sorusu Elde Küçük Su Kabarcıkları Neden Çıkar? Nasıl Geçer? 0-10 Yaş Arası Çocuklarla Evde Oynayabileceğiniz Eğitici ve Eğlenceli Oyunlar Instagram da En Popüler Hesaplardan Çocuklar En Kötüsüdür de Paylaşılan Resimler Zedprex nedir ve Zedprex hakkında kullanıcı yorumları Ankara’da Yer alan 11 Sosyete Pazarı İle İlgili Tüm Bilgiler 100 Dilde Özür Dilerim Nasıl Denir Doğa Hayvan ve İnsanların Bir Biriyle Bağlantısını Anlatan Harika Kara Kalem Çalışmaları Batarya Kalibrasyonu Nedir Nasıl Yapılır? Mistik Çayı Nedir? Faydaları Nelerdir? Başa dön tuşu
Bebekler anne karnındaki 9 aylık süreçlerinde birçok pozisyonda durabiliyorlar. Doğum öncesinde bazıları bebek açısından riskli olabiliyor. Bu pozisyonları öğrenmeye ne dersiniz? Giriş Tarihi 1039 Son Güncelleme 1504 Minicik kalple başlar her şey. Yavaş elleri, ayakları ve sonunda haftalık bu mucizevi süreçte, gelişimlerini tamamlayıp açmayı bekleyen bebekler anne karnında birçok şekilde durabilirler. Bu duruş şekilleri, 9 aylık sürecin bitmesine yakın dönemde doğumun sağlıklı geçmesi açısından önem kazanır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, doğum öncesi duruş şekillerini ve hangi duruşun hangi doğuma uygun olduğunu anlattı. Fetal duruş Bebeğin rahim içerisindeki pozisyonu fetal duruştur. Bu duruş pozisyonunda fetusun rahim ağzına en yakın olan kısmı önde gelen kısım olarak adlandırılır. Bebeklerin yaklaşık yüzde 96'sında önde gelen kısım baştır. Ancak doğumun fizyolojik ve en kolay şekilde gerçekleşebilmesi için başın belirli bir şekilde leğen kemiği içinde durması gerekir. Bu ideal pozisyonda bebeğin en önde gelen kısmı, kafasının arkasındaki çıkıntıdır ve bu çıkıntının annenin ön tarafında olması gerekir. Yani ayakta duran bir kadında bebeğin yüzü arkaya annenin omurgasına bakar durumda olmalıdır. Bu sayede bebeğin başı kemik çatıya mümkün olan en küçük çapı ile girer. Bu pozisyona "Occiput Anterior OA", önde gelen kısma da "vertex" diyoruz. Şayet OA dışındaki gelişler olursa malprezentasyon bunların bazısı normal doğum için uygun değildir. Normal yoldan doğumun gerçekleşebileceği fetal duruş bozukluklarında doğum eylemi normale göre daha yavaş ilerler ve zor doğum söz konusu olabilir. Occiput Posterior OP Doğum sırasında bebeklerin yüzde 95'inden fazlasında önde gelen kısım bebeğin kafasıdır. Baş geliş bebeklerin önemli bir kısmında bebeğin kafasının oksiput adı verilen arka kısmı annenin önüne anterior doğrudur. Eğer bebeğin yüzü annenin karnına yani önüne doğru bakıyorsa bu durumda kafasının arka kısmı, anne adayının sırtına doğru demektir ve buna da "oksioput posterior OP" geliş diyoruz. Başlamış doğum eylemlerinin yaklaşık yüzde 20'sinde başlangıçta bebeğin duruşu OP şeklindedir ve eylem ilerledikçe bebek kafasını çevirerek yüzünü annenin arkasına doğru döner ve doğum kanalından geçmek için uygun pozisyonu alır. Ancak yaklaşık yüzde olguda bu dönüş gerçekleşmez ve bu durum persiste kalıcı OP olarak adlandırılır ve bu en sık görülen fetal duruş bozukluğudur. OP gelişin sakıncakları nelerdir? OP gelişte temel sorun, uygunsuz çaplar ile birlikte bebeğin kemik kısımlarının anne adayının kemik kısımlarıyla yan yana olmasıdır. Kasılmalar sırasında ortaya çıkan basınç, bebeğin kafasını, anne adayının kemik yapılarına doğru iteler. Bu iteleme, annenin belinde oldukça şiddetli ağrılara neden olabilir. Anne adayı kasılmaları sadece bel ağrısı olarak hissedebilir. Bu ağrılar zaman zaman kasılma olmayan dönemlerde de görülebilir. Genel olarak OP pozisyona bağlı olarak gelişen bel ağrıları epidural anesteziden bile çok fazla yarar görmez. Posterior pozisyonda kemik yapılar yan yana olduğundan, bebeğin kafa kemikleriyle doğum kanalına kendini adapte etmesi güçleşir. Bu nedenle doğum eylemi alışılagelenden çok daha uzun sürer. Bebeğin doğum kanalı içinde ilerleyerek inmesi zaman alır. Bebek bu süreç içinde kafasını arkaya çeviremezse tam açıklık sağlandıktan sonra doğuma kadar geçen süre çok uzar. Bebek doğum sırasında yaptığı doğal hareketi olan kafasını arkaya doğru kaldırma hareketini yapamaz. Bebeğin kafasının ilerlememesi durumunda sezaryen gerekliliği ortaya çıkabilir. OP neden olur? Bunun bilinen bir nedeni yoktur. Daha önceden düşünülen, bebeğin zaten OP pozisyonda olduğu ve kafasını öne çevirmekte sorun yaşadığı şeklindeydi. Oysa ultrason eşliğinde yapılan gözlemler bunun doğru olmadığını, eylem başlangıcında normal pozisyonda olan OA bebeklerin eylem sırasında bir hata sonucu kafalarını öne çevirdiklerini göstermiştir. Örneğin 270 baş gelişi gerçekleşen doğumun incelendiği bir araştırmada 25 tane bebek OP olarak doğurtulmuş. Bunların da 17 tanesinin eylem başlamadan önce olması gerektiği gibi, yani OA şeklinde olduğu görülmüştür. Dolayısıyla OP geliş; önceden var olan değil, doğum eylemi sırasında ortaya çıkan bir sorundur. OP için risk faktörleri nelerdir? İlk hamilelik ve doğum olması Annenin 35 yaşından büyük olması Obezite Daha önceden OP doğum öyküsü Hamilelik haftasının 40'ı geçmesi miat aşımı 4000 gramdan büyük bebek OP'nin bulguları nelerdir? Doğum eylemi başlamadan önce bebeğin OP olması bir anlam ifade etmez çünkü eylem sırasında kafasını çevirmesi gereken pozisyonu alma olasılığı çok fazladır. Bazen doğum eylemi süresince muayeneler sırasında doktor bebeğin OP olduğunu anlayabilir. Ancak bu çoğu zaman mümkün olmayabilir. Genelde eylemin beklenilenden uzun sürmesi, bebeğin kafasının inmemesi ve hastanın şiddetli bel ağrılarından yakınmasıyla durumdan kuşkulanılır ve ultrasonla bakılarak tanı konabilir. OP durumunda doğum nasıl olmalı? OP geliş, tek başına bir sezaryen gerekliliği değildir. Ancak eylemin ilerlememesi durumunda normal doğumda çok fazla ısrarcı olunmaması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Yapılan araştırmalarda, normal doğum olarak başlayan eylemlerde acil sezaryene geçiş oranları OP geliş olan bebeklerde yaklaşık 3 kat daha fazladır. Benzer şekilde vakum ya da forseps takılması, geniş epizyotomi gerekmesi gibi operatif vajinal doğum oranları da OA bebeklere göre yaklaşık 2 kat fazla görülür. Epizyo açılsa bile makata kadar uzayan yırtıkların görülme riski normalden daha fazladır. Yine bu bebeklerde doğumda birkaç kez vakum takılıp, bebeğin çıkmaması nedeniyle acil sezaryene geçiş oranları da OA geliş olan bebeklere göre oldukça fazladır. Makat geliş Hamileliğiniz süresince bebeğiniz sürekli hareket halindedir. Erken dönemlerde bebekle içinde yüzdüğü sıvı karşılaştırıldığında sıvı daha büyük yer tutar. Bu nedenle bebek rahim içerisinde sürekli dönebilir, yer değiştirebilir ve bebek her türlü pozisyonda olabilir. Bebek ve rahmin şekli genelde bebeğin duruşunu belirler. Hamileliğiniz ilerledikçe bebeğinizin eğilimi baş aşağı durmak şeklindedir. Miada yaklaştıkça ve doğum anında bebeklerin çok büyük bir kısmı yaklaşık yüzde 96'sı başlarıyla doğarlar. Yani bebeklerin yüzde 96'sı baş geliştir ve doğum sırasında ilk önce başları çıkar. Yüzde 3-4 bebek ise rahim içinde ters durmayı tercih eder. Bu bebeklerde kafa yukarıda popo ise aşağıdadır. Bu durum makat geliş olarak adlandırılır. Doğum eyleminiz başladığında bebeğinizin önde gelen kısmı son derece önemlidir. Çünkü başıyla gelmeyen bir bebeğin doğumu her zaman zor ve risklidir. Hatta bazı durumlarda normal doğum olanaksızdır. Bebeğinizin en geniş kısmı kafasıdır. Makat doğumda kafa en son doğan bölümdür. Daha küçük ve kıvrılabilir kısımlar olan ayak, gövde ve kollar rahim ağzınız daha tam olarak açılmadan rahim dışına çıkabilir, yani doğabilir. Böyle bir durumda ise arkadan gelen kafa içeride sıkışabilir. Bu nedenle bebek çok zorlanabilir, zarar görebilir hatta hayatını kaybedebilir. Makat geliş için uygun doğum şekli ne olmalı? Normal doğum yapmayı isteyen ve buna motive olmuş bir anne adayı için bebeğinin ters olması üzücü bir durumdur. Ancak böyle bir bebeğin doğum kanalından geçmesi çok risklidir. Yapılan çalışmalarda makat doğumlarda bebeğin kaybedilme oranının 2-4 kat fazla olduğu saptanmıştır. Normalde bebeğin en geniş ve sert kısmı olan kafası doğum kasılmaları sırasında doğum kanalındaki yumuşak dokuları ve bağları gererek gevşemelerini sağlar. Bebeklerin kafa eklemleri erişkinlerdeki gibi sabit değildir ve kemikler birbiri üzerinde kayabilir. Bu sayede bebeğin kafası, doğum eylemi ilerlerken şekil değiştirerek kendisini doğum kanalına uydurur. Buna "molding" diyoruz. Makat doğumda ise kafa arkadan geldiği için molding şansı yoktur. Bebeğin gövdesi doğduktan sonra rahim ağzı, bebeğin boynunu sıkarak oksijenlenmesini bozabilir ve kalıcı hasarlara hatta ölümüne neden olabilir. Bu nedenlerle makat gelişlerde önerilen doğum şekli sezaryendir. Makat gelişte normal doğum şansı yok mudur? Makat gelişlerde normal doğum yapılacaksa bebek anne karnındayken doktor bebeği döndürebilir. Bu işlemin başarılı olma şansı yüzde 50 civarındadır. Bazı doktorlar bebeklerin yüzde 70'ini döndürdüklerini iddia ederler. Bu bilgiler gerçekte teorik ve tarihsel öneme sahip bilgilerdir. Makat gelen bebeklerin yüzde 80'inin vajinal yolla doğrulduğu 1960 ve 70'li yıllarda çokça uygulanan bir işlemken, çok fazla bebeğin kaybedilmesi nedeniyle zaman içerisinde terk edilmiş bir uygulamadır. Ancak riskli olmasına karşın makat gelişlerde bazı şartlar sağlandığı takdirde normal doğum denenebilir. Bu şartlar şunlardır Yan geliş Bebeğin anne karnında yan durmasıdır. Genelde önde gelen kısım omuzdur. Yüzde vakada rastlanır. Normal yoldan doğma şansı yoktur. 37 haftadan önce saptanırsa dışarıdan bebeği döndürmek denenebilir, ancak son yıllarda terk edilen bir yaklaşımdır. Bileşik geliş Muayenede birden fazla kısmın önde geldiği durumlardır. En sık baş ve el bir arada görülür. Doğum normal seyrine bırakılır. Sıklıkla bebek elini çeker ve vertex geliş baş gelişi olarak doğar. Hazırlayan Başak DOĞRU
Anasayfa » Anne Karnındaki Bebeğin Ters Duruşu1 Bebeğin anne karnında ters durmasıBazen doğum esnasında her şey planlandığı gibi olmayabilir. Her doğum başarılı bir şekilde sonlanmadığı gibi istenmeyen durumlarla da karşılaşılmak mümkündür. Bu istenmeyen durumlardan bir tanesi de bebeğin doğum kanalında ters bir şekilde durmasıdır. Yani bebeğin doğum kanalında kafasının yukarıda ayaklarının ise aşağıda olması durumudur. Hamileliklerin yaklaşık %3 civarında bu gibi durumlara Bebeğin anne karnında ters duruşu hangi durumlarda görülür?Bu duruma sebebiyet veren çok sayıda faktör vardır. Ancak prematüre bebeklerde ve ikiz hamileliklerde, bu durum ortalamadan daha sık görülür. Diğer yandan ters duruş olarak ifade edilen bir başka pozisyon daha vardır. Bu pozisyonda ise, bebeğin kafası yine yukarıda bacakları da yukarı ve karına doğru çekilmiş ve bağdaş kurar vaziyette Anne karnında bebeğin ters duruşunun olumsuz etkileri nelerdir?Bebeğin anne karnında ters durması, hem anne hem de bebek açısından tehlike oluşturur. Ters duruşta bebeğin göbek bağının sarkma olasılığı daha da artar. Aynı zamanda bebek ters pozisyonda doğum kanalında ilerlediği sırada, göbek bağına uygulanan baskı plasentadan bebeğe giden oksijenin azalmasına sebep olur. Bununla beraber bazı durumlarda bebeğin omurgasında da bir takım hasarlar meydana gelebilir. Bu etkenlerin olması halinde de, doğumun sezaryen olma olasılığı da Bebeğin ters duruşu riskine karşı ne yapmak gerekir?Burada anne adayının yapması gereken, doğum kontrollerini zamanında ve düzenli olarak yaptırmasıdır. Bu kontrollerin yapıldığı esnada, bebeğin pozisyonu ile alakalı olarak bilgi Bu durumu düzeltebilmek için ne yapmak gerekir?Bebekler genelde doğumdaki pozisyonlarını 34 ile 36 aylar arasında alır. Bebek 36. haftaya geldiği halde hala ters pozisyonda duruyor ise, o zaman bebeği döndürmek için bazı yöntemler uygulanır. Bu yöntemler, popo kaldırma ve ses kullanma yöntemleridir. Her şey yolunda gitse dahi, yani bebek doğum anına kadar düzgün pozisyonda olsa bile bazı durumlarda doğum esnasında ters pozisyona geçmeleri mümkündür. Tabi bu durumlara çok sık kaldırma yöntemini uygulamadan önce bu yöntemi uygulamak konusunda bir engel teşkil edecek durumun olmaması için ilk olarak annenin sırt üstü uzanması gerekir. Dizlerinizi kırarak ayaklarınızı yere basacak şekilde durursunuz. Daha sonra pelvisinizi kaldırıp, belinizin altına destekleyici minderler koyun. Pozisyonunuz pelvisinizi kaldırdığınız zaman kalçalarınızın yüksekliği başınızdan yaklaşık 30 cm ile 40 cm daha yukarıda yönteminde ise, mantık şu şekilde işler; Anne karnında bulunan bebekler, seslere karşı özellikle tanıdığı seslere karşı daha çok hassas olurlar ve o an tepki verirler. Bebeğin daha hareketli olduğu zamanlarda karnınıza bir müzik aletini yaklaştırıp bebeğe dinletmeniz veya eşinizin sizin kucağınıza başınızı koyarak bebeğiniz ile konuşması bebekte bir hareketlilik meydana getirir. Ters yönde olan bebek, sesin geldiği yöne doğru kafasını çevirerek dönmeye uğraşır. Bunu belirli aralıklarla yapmak olumlu sonuç verebilir. Hatta bu yöntem ile bebeğin doğru pozisyona gelmesini sağlayan anne ve babalarda bulunur.
Manyetik Rezonans Görüntüleme MRI alanında yaptığı keşifle Nobel ödülü alan matematikçi ve yazılımcı Alexander Tsiaras, insan vücudunun esrarengiz yapısını incelerken “Döllenmeden Doğuma” ismini verdiği bir çalışma ile bizleri muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor. Bebeğin Anne Karnındaki 9 Aylık Muhteşem Yolculuğu Ana rahmindeki bir damlanın akıl almaz bir şekilde bölünerek çoğalması ve 9 ay süre sonunda yaşamın en mükemmel canlısı insanın oluşumu, MRI cihazı sayesinde 3 boyutlu görüntülerle önümüze seriliyor. Aslında Alexander Tsiaras bir NASA projesi üzerinde çalışıyordu. Yapacağı işi şöyle açıklıyor “İşim, NASA’nın astronotları derin uzay uçuşlarına hazırlarken sanal ameliyat gerçekleştirebilmesi için algoritmalar ve kodlar yazmaktı, böylece robotik bölmelerinden çıkmaları gerekmeyecekti. Üzerine çalıştığımız şeyin en büyüleyici yanlarından biri bizim yeni teknolojilerle tanışıyor ve onları kullanıyor olmamızdı, daha önce hiç görmediğimiz şeyler — yani sadece hastalık tedavisinde değil, vücutla ilgili görmemizi sağladıkları şeyler de sizi hayretlere düşürdü.” Bilimin ne işe yarayacağını veya uzay çalışmalarına dökülen onca paranın bize nasıl katkı sağlayacağını düşünenlere güzel bir cevap sanırım. 9 dakikalık bu görsel şölende bebeğin oluşumunun yanı sıra kalp ve beyin gelişiminden de bahsediliyor. Zaten bir sonraki projeleri bebeklerin doğumdan sonraki beyinsel gelişimlerinin incelenmesi. Bana en ilginç gelen bölümse 36. gün. Eğer fetüs 9 aylık süreçte bu hızda gelişmeye devam etseydi doğumda ağırlığı tona ulaşacaktı!!! Kendisinin de itiraf ettiği gibi bu işte İlahi bir kudretin olmaması imkansız…
KISA süre öncesine kadar anne karnında kaybedilen ya da “Doğunca yaşamaz!” denilen bebeklere yaşam şansı doğacak. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Arda Lembet, “Yapılan işlemler, bebek ve anne için bazı riskler taşıdığı için, bebeğe zorunlu olmadıkça müdahale edilmemelidir, ancak bebeği riske atan ve doğduğunda yaşam şansını olumsuz etkileyecek durumlarda müdahale gerekir” diyor. SAKATLIĞA ENGEL Anne karnındaki bebeğin hastalığı, doğum sonrasında yeterli gelişim olmadığı için kalıcı sakatlık ve bebek ölümlerine yol açıyor. “Geçmişte bu sorunlarla karşılaştığımızda ya çaresiz kalıyor ya da ailenin rızasıyla gebeliği sonlandırıyorduk” diyen Doç. Dr. Lembet, bebeğin anne karnında tedavisiyle, sakatlık ve bebek ölümlerinin önüne geçilmesinin mümkün olabileceğini söylüyor. “Ülkemizde fetal tedavi’ ile uğraşan merkez sayısı çok fazla olmasa da bu konuda yüksek nitelikli merkezlerimiz var” diyen Lembet, en önemli noktanın, fetal cerrahiye aday hasta grubunun çok iyi seçilmesi olduğunu belirtiyor. Bebekte geri dönüşümü olmayan hasarlar ortaya çıktıktan sonra uygulanacak müdahaleler ise bir yarar sağlamayıp anne açısından da önemli riskler sorunlarda müdahale ediliyor? Tanısal amaçlı kullanılan yöntemler arasında amniyosentez, koryon villus biyopsisi bebeğin eşinden örnek alınması ve fetal kan örneklemesi bulunuyor. Doç. Dr. Arda Lembet, yakın gelecekte, bebek henüz anne karnındayken, doğumsal kalp ve akciğer hastalıklarının tedavisiyle, omurilik ve sinir sistemindeki sorunlara müdahale edilebileceğini söylüyor. Günümüzde anne karnındaki bebeğe uygulanan müdahaleler arasında şunlar bulunuyor; Bebek henüz anne karnındayken idrar yollarında bebeğin görülen tıkanıklıkların tedavisi. Karın veya göğüs kafesinde sıvı toplanmasının önlenmesi. Bebekte varlığı saptanan bir hastalığın tedavisinde yeri olan ilaçların ya da kan ürünlerinin bebek kordonu ya da bebeğin içinde bulunduğu sıvı aracılığıyla verilmesi. Anne karnında şiddetli sıvı birikimine neden olan bazı hastalıklarda, ardışık sıvı alımı ile basıncın kaldırılması. Tek yumurta ikizlerinde bebekler arasında görülen kan akım bozukluklarının giderilmesi Bir kurtarma hikâyesi Doç. Dr. Arda Lembet, anne karnında başarılı bir müdahale örneğini şöyle anlattı “Hastamız tüp bebek yöntemiyle gebe kaldıktan sonra, 26. haftada gebelik kontrolü için kliniğimize geldi. Yapılan ultrasonografik incelemede, bebeğin karın boşluğunda ciddi sıvı toplandığı asit ortaya çıktı. Mevcut asit o kadar fazlaydı ki bebeğin ana damarları üzerine çok şiddetli baskı yapıyor ve kalp yetmezliğine yol açıyordu. Bebek yaşasa da gelecekte kendisini bekleyen ciddi akciğer, beyin ve bağırsak problemleriyle karşılaşacaktı. Bu aşamada son çare olarak ileri düzey ultrasonografi eşliğinde bebeğin karın boşluğundaki sıvı boşaltıldı ve anne karnında nefes alıp vermeye başladığı gözlendi. Şimdi 3 yaşında bir kız çocuğu ve son derece sağlıklı.”CEYDA ERENOĞLU- GAZETE HABERTURK
9 ayda bebeğin anne karnında duruşu